Hemoroid Agrisi

Hemoroid Ameliyatı Hakkında Her Şey

Hemoroid Ameliyatı Hakkında Her Şey bu sayfada. Basur da denilen hemoroid dünya genelinde makat bölgesinde en çok rastlanan rahatsızlıkların başında gelmektedir. Makattaki rahatsızlık nedeniyle başvuranların ortalama %50’sinde hemoroid tanısı vardır. Genele baktığımızda yetişkin nüfusun %50-90 arasında bir bölümünün hemoroid şikayeti olduğu gözlemlenmektedir. Yaş aralığı olarak ise en çok 45-65 yaş arasında görülmektedir. Fakat lifli yiyecekleri az tüketme neticesinde Batılı besin dediğimiz beslenme şekli ile beslenenlerde bu durum çok daha erken yaşlarda görülmektedir. Çocuklarda da ender de olsa hemoroid sorunu ile karşılaşılabilmektedir.

Erkeklerde Daha Sık Görülüyor

Yapılan çalışmalar neticesinde hemoroidin erkeklerde kadınlara oranla 1.3 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Hastalar genellikle utandıklarından ya da sürekli ertelemeye gittiklerinden hemoroid ile çok geç başetmeye başlıyorlar. Hemoroid için ameliyat %5-10 civarında hemoroidin durumuna göre değişmektedir.

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid dediğimiz oluşum gündelik yaşamda hamaroit, hemorroid, hamaroid, hamoroid, hamoroit, hemoroit, hemorit, hemorid, homorit, homorid, homoroid, homoroit, hamorit, hamarid, hamarit, basur, homoroyid, hemeroyid, hamaroyid, hemoroyid, homoroyit, hemeroyit, hamaroyit, hemoroyit, hemareit, hemareid, hemoreid, babasıl, mayasıl, bahsur, bağsor, bağsur, basor, basül, basür, masur, hamorois, hemoroyis, hemorois, homerat, homorat, hemorat, homereyid, homoreyit, hemoreit, hemered, hemeret, homered, homeret, hemoreyis, hemerois veya hamoreyis olarak adlandırılır.

Sağlıklı her insanın makat bölgesinde yastıkçıklar bulunmaktadır. Bu linea dentata denilen dişli çizginin hemen üzerinde bulunur. Bu yastıkçıklar içerisinde bağ dokusu, damarlar ve düz kası bulunur. Fakat sürekli ishal, kabızlık, yanlış tuvalet alışkanlıkları, hamilelik ve ıkınma nedeniyle bu yastıkçıklar hemoroid şekline dönüşürler. Hemoroid anüs ve rektum bölgesindeki toplar damarların genişlemesi ile kendisini belli eder. Bunu varis olarak da tanımlayabiliriz. Ortalamaya vurduğumuzda 50 yaşındaki her iki kişiden birinde hemoroid gözlemlenir.

Hemoroid (Basur) Tipleri

İnsanda oluştukları bölgeye göre hemoroid iç ya da dış olarak adlandırılır. Dış Hemoroid makat bölgesinin ağrıya en duyarlı, hassas bölgesinde kendisini gösterir. Buradaki damar pıhtılaşma gösterirse aşırı acı ve ağrı veren bir şişlik oluşturur. İç hemoroid ise ağrısız bir şekilde makattan dışarı sarkan şişlikte bir tiptir. Çoğunlukla dışkılama sonrasında temizlik yapılırken fark edilir. Dışarıya sarkan bu basur dışarıya tam sarkmışsa ve fıtıklaşmışsa, içe itilemiyorsa çok ağrılı bir süreç yaşatabilir.

Hemoroid Yani Basurun Oluşma Sebepleri Nelerdir?

Oldukça sık karşılaşılan hemoroidin oluşması genel görüşe göre makat etrafındaki koruma gören yastıkçıkların bütünlüğünün bozulmasıdır. Makat yastıkçıkları dediğimiz oluşum sağ ön, sol yan ve sağ arka yerleşimi gösterirler. Hemoroid sorunu olan kişinin venleri yani toplardamarları şişme gösterir. Damarlarda pıhtılaşma vardır. Kas ve bağ dokularında sarkık oluşu. Kimi hastalarda bu durumlara ek olarak bağırsak yüzeyinde ülser, pıhtılaşma ve beslenme bozukluğu gözlemlenir.

Hemoroid (Basur) Oluşumunu Tetikleyen Durumlar Nelerdir?

Hemoroid yani basurum oluşmasını tetikleyen ve hızlandıran bazı durumlar vardır. Bunlar uzun oturmaları gerekli kılan mimarlık, sekreterlik, bankacılık vb. Ayrıca bazı spor dalları da basurun oluşumunu hızlandırır. (vücut geliştirme, ata bime, motosiklete binme, bisklete binme) Bununla birlikte ilerleyen yaş, kronik ishal, gebelik, kronik kabızlık, dışkılamada güçlük çekme, kalıtım, lohusalık, dışkılama sırasında aşırı ıkınma, fazla laksatif veya lavman kullanımı, tuvalette kitap oturma ve kötü tuvalet alışkanlıkları hemoroidin oluşumunu hızlandırmaktadır

Hemoroidin oluşumunda makat temizliği, kişisel hijyen gibi durumların rol oynamadığı belirlenmiştir.

Hemoroid farklı bir hastalık belirtisi olabilir mi?

Yapılan çalışmalar hemoroidin farklı hastalıkların ön belirtisi olabileceğini göstermiştir. Karaciğer rahatsızlıkları, aşırı alkol tüketimi, portal hipertansiyon, karaciğer sirozu gibi hastalıklarda ön belirtei olarak basur yani hemoroid gözlemlenmiştir. Bu gibi durumlar göz önüne alındığında hasta detaylı bir muayeneden geçtikten sonra duruma göre bir tedavi uygulanmalıdır.

Deri Çıkıntısı Nedir?

“Skin Tag” dediğimiz deri çıkıntısı pıhtılaşmış dış hemoroidler neticesinde oluşan ya da iltihap nedeniyle gelişen bağırsak hastalığına bağlı olarak kendisini gösteren makat etrafında görülen deri fazlalıklarına verilen addır.

Hemoroidin Tanısı

Basur yani hemoroidin tanısı klinik muayene sonrasında konur. Bu tanı kolonoskopi, anoskopi, rektoskopi, sigmoidoskopi ile konulmaktadır. Erken dönemde konulan tanı ile fazla acı çekmeden bu sıkıntıdan kurtulmak mümkündür. Erken dönemde uygun görüldüğü takdirde ilaç tedavisi uygulanır. Şayet ilerlemiş bir durum söz konusu ise uzman doktorun incelemeleri ve tavsiyeleri doğrultusunda ameliyat yöntemine başvurmak gerekebilir.

Hemoroid (Basur) Belirtileri

Hemoroid yani basurun bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler doğrultusunda tedbir almak gereklidir. Bu belirtileri sıralamak gerekirse;

  • Makat bölgesinde kaşınma
  • Ikınma esnasında makattan kan gelmesi
  • Makatta ağrı
  • Makat bölgesinde ele gelen şişlik,
  • Ikınma esnasında makattan dışarıya sarkma

Hemoroidin karıştırılabileceği bazı hastalıklar

Makatta kanama olması durumunda hasta proktoloji uzmanı dediğimiz doktorlar tarafından muayene edilmelidir. Hemoroid ile karıştırılabilmesi muhtemel hastalıklar ise;

  • Makatta mantar
  • Makat bölgesinde enfeksiyon
  • Crohn hastalığı
  • Ülseratif kolit
  • Makat sarkması
  • Rektal polip
  • Rektum kanseri
  • Makat kanseri
  • Makat siğili
  • Makat fistülü
  • Makat çatlağı

şeklinde sıralanabilir. Bu tanıyı ancak uzman cerrah koyacaktır.

Hemoroidin Gelişim Süreci

İlk etapta sadece makatta kanama yakınması gözlemlenirken sonraki aşamada kanamaya dışkılama esnasında makatta fark edilen şişlikler takip eder. Basur durumu ilerledikçe bu şişlikler içeriye giremeyecek kadar şişmektedir. Özellikle içeriye girmeyen şişik memeler nedeniyle sürekli ıslaklık gözlemlenir. Islaklık nedeniyle makatta kaşınma da artar. İç hemoroidler şişer ve içeri girmez. İçlerinde kan dolar. Bu periyotta makatta şişkin büyük bir kitle oluşur ve bu süreç oldukça sancılıdır.

Hemoroidin Evreleri

  1. Evre: makat dışına çıkmayan ama kanamalı iç basur
  2. Evre: makat dışına çıkmakla beraber kendiliğinden içeri girebilen iç basur
  3. Evre: makat dışına çıkmakla birlikte hastanın eli ile içeri itebildiği basur
  4. Evre: Makat dışına çıkmakla beraber elle içeri itilemeyen basur

Hemoroidden (Basur) Korunma Yöntmeleri

Hemoroidden korunmak için bazı tedbirler alınabilir. Meyve, sebze, baklagiller gibi posadan zengin yiyecekler tüketilmelidir. Tuvalette uzun zaman geçirmekten, tuvalette dergi gazete okumaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca tuvaletini yaparken aşırı ıkınılmamalıdır. Çocuklara ise ancak ihtiyaç dahilinde tuvalete gitmeleri öğretilmelidir. Spor yine hemoroidi engellemek için tedirlerden birisidir. Ancak ata binmek, motorsiklete ve bisiklete binmek hemoroid açısından tetikleyici unsurdur. Bu unutulmamalıdır.

Posadan zengin bir beslenme tarzını benimsemek (meyve, sebze, baklagiller, corn flakes vb.)

Tuvalette uzun zaman geçirme, tuvalette gazete okuma veya bulmaca çözme, aşırı ıkınma gibi alışkanlıkları terk etmek. Çocuklara tuvalete ihtiyaç duydukları anda gitmeleri ve orada uzun zaman geçirmemeleri gerektiğini öğretmek

Hemoroid (Basur) Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hemoroid yani basur hastalığı tedavisi ameliyatlı ya da duruma göre ameliyatsız olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Tedavi şekilleri ağrısız yöntemler, basit yöntemler ve ameliyat şeklinde 3 şekilde yapılabilir. Ameliyat dışı yöntemlere değinmek gerekirse; 10-15 dakikalık oturma banyoları, pomadların sürülmesi veya hemoroid hapı alınmasıdır. Doktor kontrolünde uygulanabilecek tedavi de mevcuttur.

Bipolar koagülasyon: Basura neden olan kan damarları yakılmaktadır.

İnfrared koagülasyon: Lazer ışınıyla damarlar küçültülür, basur memesi söndürülür.

Skleroterapi: Makat bölgesine bir madde enjekte edilir. Bu enjekte kireç oluşumu sağlar. Toplardamarlarda kireç oluşumu sağlanır ve damar şişmesi bu şekilde engellenir.

Bantlama: Tokaya benzer bir lastiğin makat içerisine sokulan bir alet vasıtası ile yerleştirilmesi işlemidir. Bu şekilde hemoroid boğulması planlanır. Özellikle bant tedavisi uygun şekilde yapılmazsa şiddetli ağrıya sebebiyet verir. O nedenle mutlaka uzman eller tarafından yapılmalıdır.

Hemoroid (Basur) Ameliyatı

Ameliyat öncesinde hastaların kanını sulandırıcı haplar ameliyattan ortalama 7-10 gün öncesinde kesilir. Yine ameliyattan önceki gece su ve gıda alımı bitirilir. Bazı cerrahlar ameliyat öncesinde hiçbir ilaç tavsiye etmez ancak bazı cerrahlar ameliyat öncesinde bağırsakları boşaltmaya yarayan müshil ilacı veya lavman önerebiliyorlar.

Hemoroid şayet çok ilerlemişse cerrahi yönteme başvurulur. Cerrahi yöntem de kendi arasında çeşitlilik gösterir. Bunlar:

Klasik yöntem (Milligan ve Morgan), Kapalı teknik dediğimiz Ferguson, Parks tekniği ve Whitehead ameliyatları şeklinde yapılabilir. Ameliyatın temel esası hemoroid memelerinin bıçak, makas, elektrokoter, bipolar koter yardımı ile 7 mm çapında bir kesi sayesinde damarların devre dışı bıraklımasını kapsar. Damar kapama cihazları ya da lazer yöntemi ile kesilip çıkarılır. Bu tekniğin adı “hemoroidektomi”dir.

İşlem sırasında makatın genişlemesi özellikle üçüncü derece hemoroidlerde rahatlamaya neden olur. Şayet hemoroid memeleri makat kanalının içerisinden alınırsa bu “kapalı hemoroidektomi”dir. Bu teknikte makat içerisinde herhangi bir yara meydana gelmez. Makat kanalı dışında ve makat derisinden memelerin alımı “açık hemoroidektomi”ye girer. Yapılan çalışmalar neticesinde ameliyat sonrası ağrı ya da hastanede kalış süresi bakımından açık veya kapalı teknikte belirgin bir fark saptanmamış sadece yarada iyileşme sürecinin “kapalı hemoroidektomi”de daha hızlı olduğu gözlemlenmiştir.

Klasik hemoroidektomi ve ‘’Ligasure’’ cihazı ile gerçekleştirilen hemoroid ameliyatı karşılaştırıldığında ’Ligasure’’ ile ameliyat süresinin kısaldığı görülmüştür.

“Lateral internal sfinkterotomi”de makat içi basıncı düşürme maksadıyla makat iç kasının kesilmesi işlemi yapılır. Ameliyatı takiben ilk 1 ayda dışkı ve gaz kaçırma durumları gözlemlenebilir. Ancak bu büyük oranda değildir. Bu ameliyat alanında uzman bir cerrah tarafından yapılırsa bu komplikasyonlar yok denecek kadar aza düşmektedir. Geliştirilen anal manometri cihazı ile dışkı ve gaz kaçırma durumunun önüne geçmek mümkün hale gelmiştir.

Makatın genişletilmesi yani anal dilatasyonda anestezi altında makat kaslarının parmak yardımı ile genişletilmesi işlemi uygulanır. Büyük oranda diğer tekniklere ek olarak yapılmaktadır.

Lazer yönteminde ise O2, Argon, NdYag, Diod lazerler kullanılır. Ameliyat sonrası ağrı gibi komplikasyonlar açısından klasik yöntemden daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. 1.470 mm dalga boyunda ve 13 watt gücünde ince bir lazer çubuğu ile hemoroidler yakılmaktadır. Bu yöntem ”lazer hemoroid ablasyonu” veya ”lazer hemoroidoplasti” olarak da bilinir.

Longo yönteminde ameliyat makatın içerisinde yapılır ve üçüncü evre hemoroidlerinde oldukça başarılı sonuçlar alındığı gözlemlenmiştir. Longo dediğimiz ameliyat ülkemizde 1999 yılından beri etkin şekilde uygulanmaktadır.

Longo ameliyatının pek çok avantajı bulunmaktadır. Bu ameliyatta ağrı az olur. Çünkü makatın ağız kısmından giriş yapılmaz. Makatın ilk 3-4 santimlik kısmının ağrıya duyarlı olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bu teknikte yukarıdan işlem yapılır. Bu yöntemle ameliyat olan hastaların çoğu ağrı kesiciye ihtiyaç duymaz. Hasta ertesi gün rahatça tuvaletini yapabilir.

Longo yöntemi makatta sarkmayı önler. Tek kullanımlık bir alet yardımı ile hepsi yukarı çekilir. Bu şekilde memelerin dışarı sarkmasının önüne geçilmiş olunur. Bu alet damarları kesen ve diken bir alettir. Damarlar bu şekilde sabitlenir ve sonraki ıkınmalarda memeler makattan dışarı çıkamaz. Bu yöntemin avantajlarından birisi de oldukça kısa sürede yapılmasıdır. Ameliyat 20-30 dakika arasında yapılır ve hasta 3-4 gün sonra normal hayatına geri döner.

Klasik hemoroid ameliyatları ile Longo yöntemini karşılaştırıldığında Longo tekniğinin daha az ağrılı olduğu gözlemlenmiştir. Fakat bu hasta grubunda hemoroid nüksü ve makat sarkması komplikasyonuna daha fazla rastlandığını da belirlenmiştir.

THD veya HAL yöntemi dediğimiz yöntemde bir kalem ucu şeklindeki dopler cihazı yardımı ile makat içerisindeki yastıkçıkların atardamarlarının bulunması ve bu damarlara dikiş atılarak damar akışının engellenmesi sağlanır. Bu teniğe HAL (hemoroid arteri ligasyonu) da denir.

Ameliyat yöntemini seçerken hastanın durumuna göre karar vermek gerekir. Milligan Morgan yöntemi dediğimiz yöntem günümüzde sıklıkla tercih edilen ve uygulanan yöntemdir. Bu yöntemin özelliği basur baş kısmından sonuna kadar bir alet yardımı ile kesilerek çıkarılır. Birinci derece basur durumunda cerrahi müdahaleye gerek yoktur. Merhemler, haplar ve oturma banyosu gibi yöntemler uygulanır. Hastaya uygulanacak tedavinin hastalığın evresine göre seçilmesi önemlidir.

Hemoroid Kendisini Tekrarlar Mı?

Hemoroid tedavi edilse dahi ameliyatsız yöntemlerde %10 gibi bir ihtimalle, ameliyatlı yöntemlerle %1,5 gibi bir ihtimal ile yenileyebilir. Bu uygulanan tedavi yöntemi, cerrahi teknik, beslenme alışkanlıkları, kabızlık gibi durumlara göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Hemoroid Ameliyatı Sonrasında Görülebilecek Komplikasyonlar

– Makat bölgesindeki ağrı: Ameliyat sonrasında en sık rastlanan şikayet makat bölgesindeki ağrıdır. Bu ağrı morfin benzeri çeşitli ağrı kesiciler ile önlenebilir. Bununla beraber ameliyat sırasında makat bölgesine markain, bupivakain gibi bölgesel anestezik maddeler takviye edilebilir. Bu şekilde hastanın ameliyat sonrasında ağrı çekmemesi sağlanır. Genellikle Longo yönteminde klasik ameliyata oranla ameliyat sonrasında ağrı daha az olur. Longo ameliyatı sonrasında %1-10’luk bir ihtimalle ortalama üç hafta sonra kronik bir ağrı oluşabilir.

– İdrar yolunda enfeksiyon: İdrar yolu enfeksiyonu dediğimiz durum cerrahi işlemden sonra direkt olarak ortaya çıkan bir sorun değildir. Uygulanmakta olan idrar sondasından sonra gelişim gösterir.

– İdrar yapmada zorluk: AMeliyat sonrasında sıklıkla ağrı, spazm, bölgedeki dikişler, ameliyat sonrası fazla sıvı alınması, sıkı pansuman, spinal anestezi ile ameliyatın yapılmış olması, basur ameliyatına bağlı olarak %25 civarında hastalarda idrar yapma zorluğuna neden olabilir. Ameliyattan önce idrarın yapılarak boşalımı ve anestezik ilaç uygulaması bu sorunu azaltacaktır.

– Makatta meydana gelen kanama: Klasik yöntemle ameliyat sonrasında %2, Longo yönteminden sonra ise %5 civarı bir oranla kanama görülebilir. Hemoroid ameliyatını takip eden ilk 3 haftada kanama görülebilir. Bu durum sıklıkla zımbaların açılması veya enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkar. Hemoroid ameliyatı sonrasında kanama oluşan hastaların sadece %2’sinde tekrar ameliyata ihtiyaç duyulur.

– Geride meme kalması: En sık düşülen yanılgılardan birisi küçük deri çıkıntıların basur memesi sanılmasıdır. Bunlar hastada sıkıntı ve kaşıntıya neden olabilir.

– Kabızlık: Ameliyat sonrasında hastaların çoğı tuvaletlerini yaparken zorlanacağı inancı ile zor dışkılama yaparlar. Bu korku gayet normaldir ancak dışkının içte toplanması taşlanma dediğimiz duruma neden olmaktadır. Kabızlık problemi 1-2 gün içerisinde normale dönmektedir. Fakat sonraki 3 gün içerisinde bir dışkılama olmaz ise dışkı gevşetici ilaçlar önerilmektedir.

– Ektropion ya da Whitehead deformesi: Ameliyatta fazla miktarda bağırsak bölümü kesilirse ve uygun bir şekilde tespit edilemez ise makat dışında iyileşme yoluna gider. Bu durum ektropion veya Whitehead deformitesidir. Bu durumda hastadan akıntı gelir, ciltte tahriş görülür.

– Makat darlığı ilerlemesi: %2-4 oranında görülen bu durum fazla miktarda bağırsak kesilirse veya makat kanalında alt bölüme dikiş atılırsa geniş bir nedbe dokusu gelişimi gösterir. Bu da ileride makatta darlığa neden olmaktadır. Hemoroid memelerinde sağlam doku bölümleri bırakılarak ya da makat kanalında çok alt kısımlara dikiş atmaktan uzak durulursa bu komplikasyonun önüne geçmek mümkün olabilir.

– Makar sarkmasının devam etmesi: Eğer ameliyatta yeteri kadar doku alınmaz ise ameliyat sonrasında dışarıya sarkan ve iç çamaşırda ıslanma ve kaşıntı yaratan bir şişlik gelişir.

– Kaşıntı: Makatta kaşıntı makat bölgesini aşırı temizleme yoluna gidildiğinde ortaya çıkan bir durumdur.

– Anal fissür (makatta çatlak): Ameliyat sonrasında bu durum gelişebilir. Özellikle Longo yönteminde ameliyat sonrasında stapler cihazının yarattığı lokal darbeye bağlı olarak az bir ihtimal de olsa kendisini gösterebilmektedir.

– Makat fistülü: Ameliyat sonrasında %1’lik bir dilimde de olsa görülebilen bir semptomdur.

– Pıhtılaşma sorunu: Pıhtılaşma durumu Longo ameliyatı sonrası %1-6 arasında oldukça az görülen bir durumdur.

– Sürekli ıkınma hissiyatı: Ortalama 1-6 ay arasında devam edebilen dışkılama hissi, dışkının tam bitmemesi, makatta yabancı cisim hissi, makatta huzursuzuk gibi durumlar olabilmektedir.

– Enfeksiyon: Çok ender rastlanan bir durum olsa da ameliyat sonrasında enfeksiyon da bazen kendisini gösterebilmektedir.

– Dışkı veya gaz kaçırma: Çok ender görülen bir komplikasyondur. Yaşlı hastalarda makatta bulunan yastıkçıkların gereğinden fazla alınması durumunda kendisini göstereblir.

– Dışkı taşlama: fekal impaksiyon veya dışkı taşlama dediğimiz durum ameliyat sonrasında %1-6 oranında oldukça az görülmektedir.

– Rektovajinal fistül: Logo tekniği ile yapılan ameliyatlar sonrasında %0,2 gibi düşük bir oranda görülen durumdur. Kalın bağırsağın rektum adlı makata yakın bölümü ile kadınlık organı arasında bir bağlantı oluşabilir. Buna bağlı olarak kadınlık organından dışkı gelebilir. Bu problem genel olarak makat kanalına yerleştirilen kese ağzı dikişinin fazla derinden alınması ile gelişmektedir.

Hemoroid (Basur) İle İlgili Bilinmesi Gereken Özel Durumlar

Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalığı varsa hemoroid ameliyatı öncesi çok titiz davranmak gerekir. Bu tür rahatsızlıkların alevli dönemlerinde ameliyat yapılırsa durumu daha da kötüleştirebilir. O nedenle bu hastalığın hekim tarafından baskılandığı bir dönemde ameliyata girilmesinde fayda vardır.

Pıhtılaşma:

Diğer isimleri hemoroid (basur) trombozu, perianal tromboz, perianal hematom, eksternal (dış) tromboze hemoroid olan hemoroid pıhtılaşması hemoroidi oluşturan damarlardaki kanın pıhtılaşması durumudur. Pıhtı nedeniyle tıkanmış hemoroid memesi gerilir ve hastaya oldukça şiddetli bir ağrı verir. Pıhtılaşan hemoroid memesi lokal ya da genel anestezide boşaltılınca hastada kısa süreliğine ciddi bir rahatlama olur. Sonrasında pıhtının boşaltıldığı delik sıklıkla cerrah tarafından dikilir. Yapılan araştırmalarda pıhtılaşmış hemoroid memesi anestezi de cerrahi olarak boşaltıldığında ağrının 1-4 gün içerisinde, ameliyatsız olarak ilaç tedavisi ile 24 gün içerisinde kaybolduğu gözlemlenmiştir.

Hemoroid boğulması:

Hemoroid strangülasyonu da dediğimiz hemoroid boğulması makattan dışarı doğru sarkıntının görüldüğü üçüncü veya dördüncü evrede görülen bir durumdur. Acil şekilde tedaviye gidilmez ise önce ülser sonrasında doku ölümü gerçekleşebilir. Ameliyatta genel anestezi altında üç hemoroid memesinin makas, bıçak, bipolar koter (BICAP), Ligasure, Ultracision veya lazer elektrokoter yardımı le damar kapatma cihazları ile alınması gerekir.

Hamilelikte hemoroid:

Hamilelik döneminde kadınların ortalama %10-15’inde hemoroid sıkıntılı bir süreç yaşatır. Bu nedenle hemoroid problemi hamile kalmadan önce tedavi edilmelidir. Hamilelik dönemindeki kadınlarda mümkün olduğu müddetçe ameliyatsız tedavi edilme yoluna gidilmelidir. Hamilelik ilk üç ayında düşük tehdit nedeniyle olağanüstü durumlar haricinde ameliyat uygulanmamalıdır. İki veya üçüncü aylıklarda hemoroid tedavisi zorunlu olursa lokal anestezi altında yapılabilir. Hamilelik döneminde hemoroid sorunu ile karşılaşan kadınların %25’lik kısmında doğum sonrasında hemoroid pıhtılaşması sorunu görülmektedir.

Lösemi veya Lenfoma durumunda hemoroid

Lenf kanseri dediğimiz Lenfoma ve kan kanseri olarak bildiğimiz lösemi gibi ciddi rahatsızlıkların varlığında hemoroid ciddi bir problem olarak ele alınmalıdır. Bu tür hastalıklar aktif haldeyken hemoroid tedavisi yapılmaması hastanın yaşamını tehdit edebilecek fonksiyonlara neden olabilir. Bu gibi durumlarda Hematoloji Uzmanı ile cerrah ortaklaşa çalışmalıdır.

Makat varisi ya da portal hipertansiyon durumunda hemoroid

Şayet karaciğer sirozu var ise portal hipertansiyon durumuna rastlanmaktadır. Bu gibi hastalarda makat civarındaki varisler portal kan basıncının artması gibi bir durumda baraj kapağı gibi açılabilmekte, fazla olan kanı boşaltmaktadır. Kısaca bu varisler artanportal basıncı azaltarak dengeleyen elemanlar haline gelirler. Varisler alındığı takdirde bu boşaltım sistemi ortadan kaldırılmış olur. Bu gibi durumlarda ağızdan sıklıkla kan gelebilir. Buna portal hipertansiyon adı verilmektedir. Siroz ve portal hipertansiyon hastalarının %50’lik bir bölümünde makat bölgesinde varis vardır.

Hangi mevsimde hemoroid ameliyatına girilmesi uygundur?

Doktorların önerdiği oturma banyosu, küvet, leğen içinde yapılabilmektedir. Ancak makatta çatlak, makat apsesi, makat fisülü gibi durumlar neticesinde yapılan ameliyat sonrasında hastalara önerilen tuzlu su ile banyo yapmak iyileşme açısından önemlidir. Bu sebeple düşündüğümüzde yaz mevsimleri bu konu açısından daha rahattır. Ameliyat sonrasında uzun süre denizde veya havuzda kalmak önerilmektedir.

Hemoroid kansere neden olur mu?

Hemoroid kansere sebebiyet vermez fakat hemoroid sanılan bazı durumların altından makat kanseri, bağırsak kanseri ya da rektum kanseri çıkabilir. Hemoroid ile beraberinde sürekli karında ağrı, dışkı çapında incelme, zayıflama, dışkıda kan, geceleri terleme gibi durumlar varsa bağırsak kanserine işaret ediyor olabilir. Bu durumda derhal uzman doktora başvurulmalıdır. Kolonoskopi gibi tetkik yöntemleri ile varsa böyle bir durum anında saptanabilmektedir.

Hemoroid hastalığına hangi bölüm bakar?

Hemoroidden şüpheleniliyorsa bu durumda mutlaka bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekir. Makat bölgesindeki sorunlara koloproktoloji, proktoloji, kolorektal bölümleri bakmaktadır. Halk arasında bu tür cerrahlar basur doktoru, hemoroid doktoru şeklinde adlandırılırlar.

Hemoroid hastalarının beslenmesi nasıl olmalıdır?

Hemoroid hastalığında hastalıktan korunmak ve hastalığın alevli dönemlerini rahat atlatmak açısından bazı diyetlerin yapılması faydalı olacaktır. Hemoroid sorunu yaşayan hastaların genel olarak dışkı gevşetici laksatif ilaçlar kullandıkları görülür. Dışkının rahat olması için dışkı ilaçlarının kullanmanın yerine günde ortalama 2lt su tüketmek faydalı olacaktır. Bununla birlikte lifli ve doğal yiyeceklere yönelmek gerekir. 20-50 yaş grubunda kişilerin günlük lif miktarı, erkeklerde 40 gram civarında, kadınlarda 25 gram civarında olmalıdır. Besin düzensizliklerinin de önüne geçme açısından günlük lif miktarının 50 gramı aşmaması önemlidir. Bakliyat, tahıl, soya fasulyesi, pirinç, buğday, arpa, meyve, sebze ve vitaminlerin dengeli bir şekilde alınması gerekir. Bu takviyeler bağırsak hareketlerini artırır ve kabızlıkla mücadelede oldukça etkilidir.

Hemoroid hastaları için önerilen yararlı gıdalar hangileridir?

Hemoroid hastaları için yararlı olabilecek gıdaları sıralamak gerekirse;

A vitamini içeren gıdalar: yumurta, patates, ıspanak, bal kabağı, kayısı, havuç, bezelye.

B vitamini içeren gıdalar: fasülye, ton balığı, mercimek, şeker pekmezi, tahıllı gıdalar, hindi eti, pirinç, muz.

C vitamini içeren gıdalar: ıspanak, mandalina, çilek, ahududu, kuşburnu, Brüksel lahanası, limon, greyfurt ve portakal. Fakat özellikle makatta yanmaları olan hastaların acısını artırabilirler.

E vitamini içeren gıdalar: badem, ceviz, ayçiçek yağı, fındık, şalgam, ıspanak, zeytin, pancar, karahindiba, kuşkonmaz ve balık.

Meyveler: Karpuz, kavun, kiraz, kayısı, elma, muz, yabanmersini, şeftali, üzüm, vişne, ahududu, erik, armut, ananas, çilek.

Haşlanmış sebzeler: Karnabahar, lahana (kara, beyaz ve kırmızı), yabani havuç, patates, havuç, kabak, kuşkonmaz, ıspanak, Brüksel lahanası, şalgam, mısır.

Kuru yemiş: kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, fındık, ceviz, kuru erik.

Çiğ sebzeler: Domates, ıspanak, soğan, yeşil biber, kıvırcık salata, mantar, salatalık, fasülye filizi, kereviz.

Baklagiller: nohut, bakla, fasülye, bezelye, soya, mercimek, yalancı akasya, gülibrişim, keçi boynuzu.

Tahıllı gıdalar: mısır, mısır gevreği,kepek ve esmer pirinç

Ekmek: yulaflı, tahıllı, kepekli, çavdarlı ve buğdaylı

Diğer: şeker pekmezi ve keten tohumu

Hemoroid hastalarının uzak durması gereken yiyecekler

Hemoroid hastalığı olanlar hastalığın ilerlememesi için bazı gıdalardan uzak durmalıdırlar. Bunlar:

Baharatlı gıdalar: pul biber, kırmızı biber, kara biber, izot vs.

Kahve ve çay aşırı tüketilmemelidir.

Çikolata, ketçap, enerji sağlayan ve asitli içecekler, şarap bira gibi alkol ürünleri, beyaz pirinç, kek, pasta, beyaz ekmek gibi unlu mamülleri, konserve gıdalar, beyaz pirinç, ağrı kesici ilaç kullanımı, tuzlu ve yağlı gıdalar hemoroidi tetiklemektedir.

Turunçgiller: mandalina, limon, greyfurt portakal

Kebap ve benzerleri: Çiğ köfte, lahmacun, hamburger, turşu, sosis, pizza

Süt ürünleri: Bir kase yoğurt, bir bardak ayran, günde bir kibrit kutusu kadar peynir veya bir bardak süt tüketilebilir. Fakat yüksek oranda tüketildiği takdirde kaşıntıya sebep olabilir. O nedenle miktarları iyi ayarlamak önemlidir.

Hemen her doktorun dile getirdiği durum baharatlı ve acı gıdaların hemoroidli hastaların durumunu daha da ilerlettiği ve dışkılama güçlüğüne neden olduğudur.

Yapılan bir çalışmada ikinci ve üçüncü derecede hemoroid sorunlu hastalar iki gruba ayrılmıştır.  Birinci gruba kırmızı biber hapı verilmiş, ikinci gruba verilmemiştir. Arından her iki gruptaki hastalar makatta yanma, kanama, şişlik, kaşıntı ve ağrı bakımından karşılaştırılmışlardır. Yapılan çalışmada şikayetler arasında bariz farklar olmadığı saptanmıştır. Acı ve baharatı sık tüketen güney ve güneydoğu Anadolu illerindeki hemoroid hastalarının şikayetlerinin diğer bölgeler ile benzerlik gösterdiği görülmüştür.